YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21131
KARAR NO : 2012/22963
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların, müştekiye ait daireye birden fazla kişi ile birlikte girdikleri kabul edilmesine rağmen haklarında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık …’in önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan uygulanma olanağı bulunmadığı ve Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008, 6-47/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK’nın 116/1-4 maddelerinin yerel mahkeme kararında uygulanarak ceza belirlenmiş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sabit kabul edilen ve asıl olarak uygulanması gereken TCK’nın 116/1-4, 119/1-c maddelerine uyan eylemin cezası mahkemenin uyguladığı cezaya göre, her durumda iki yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiğinden ve aksi hal yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmayı sağlayacak, bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, sanık …’e hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden TCK’nın 53/1-c dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.