Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/21210 E. 2011/3177 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21210
KARAR NO : 2011/3177
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların sabit görülen hırsızlık suçunu gece saat 01.30-02.00 sıralarında işlediklerinin anlaşılması karşısında; suç saatinin gecenin ortası sayılabilecek zaman dilimi içerisinde kaldığından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması sırasında alt sınırdan ayrılarak arttırım yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanıkların, müştekiye ait aracın kilitli olan kapısını açarak baston kilidini kırdıktan sonra düz kontak yapmak suretiyle çalmaları şeklinde tanımlanan eylem sebebiyle TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği halde aynı Yasanın 142/1-e maddesinin tatbiki, sonuç cezayı etkilemediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve Uğur Göktaş müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle ve tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanıkların TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında belirtilen sürelerle kullanmaktan yasaklanmalarına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki
haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların müştekinin aracının baston kilidini kırmak sureti ile aracı düz kontak yaparak çaldıkları ve aracın kırılan baston kilidi nedeni ile zarar meydana geldiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme suçunun da oluştuğuna ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında, mala zarar verme suçuna ilişkin olarak, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve Uğur Göktaş müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.