YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2146
KARAR NO : 2012/3089
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza edilen eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal; suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve …’a işyeri dokunulmazlığını ihlal ile suça sürüklenen çocuk …’ya işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları nedeniyle uzlaşmak isteyip istemedikleri sorulmadan yargılamanın sonuçlandırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerine aykırılık yapılmış ise de; müştekinin uzlaştığına ilişkin beyanı nedeniyle düşme kararı verilmesi, yerel C. Savcısının temyiz isteğinin sadece bu aykırılığa yönelik olması ve 5271 sayılı CMK’nın 290. maddesinin amir hükmü karşısında, temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B- Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre …’un hırsızlık fiiline diğer sanıklarla birlikte karar vermediği, hırsızlığı işlemek için işyerinin içine girmediği, işyerinden önceden çıkarılan çelik kasanın yerden kaldırılıp otomobile taşınmasına yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
C- Sanıklar …, … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
../..
2
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık … ve …’nın C. Savcılığında ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi sırasında, … ve …’ın C. Savcılığındaki ifadelerinde ve Sulh Ceza Mahkemesi’nde yaptıkları savunmalarında, sanıklar … ve …’nın işyerinden çıkardıkları çelik kasayı el arabasından yere düşürünce yardım etmesi için çağırdıkları …’un işyerine girmeden otomobile yüklenip otoparka götürülmesine katıldığının anlaşılması karşısında; yüklenen suçun sübut bulduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde beraatlarına karar verilmesi,
2- 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddesi ile aynı sayılı yasa ile 5237 sayılı TCK’nın 142/4 maddesi gereğince mala zarar verme suçunun şikayete ve uzlaşma hükümlerine tabi olmaktan çıkarıldığı gözetilerek suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, suç tarihi itibariyle uygulama yeri bulunmadığı halde uzlaşma gerçekleştiğinden bahisle, yazılı şekilde atılı suçtan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi gereğince uygulama yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oran üzerinden artırım yapılması,
4- Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun çaldıkları bilgisayar kasası ve monitörünü olaydan hemen sonra pişmanlık göstererek işyerine geri götürüp bıraktıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- 5237 Sayılı Yasanın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, aynı maddenin 3. fıkrasında deneme süresi belirlenmesi yönünde bir zorunluluk getirilmiş olunmasına karşın, denetim süresince yüklenilecek yükümlülük ise; 4. fıkrasında sınırlı bir şekilde sayılmış olup, bu yükümlülüklerin değiştirilmesi mümkün değildir. Mahkemece, sanığın durumuna uygun sınırlı şekilde sayılan yükümlülüklerden birine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, maddede belirtilmeyen “denetim süresi içerisinde haftada 1 adetten az olmamak koşulu ile yaşlarına ve eğitim durumlarına uygun dünya klasikleri serisinden kitap okuma yükümlülüğü belirlenmesine” karar verilmesi,
6- Suç tarihinde 18 yaşından küçük ve sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk … hakkında belirlenen cezanın 3 yıldan az olması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması ve sanıklar … ve … hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
../..
3
7- Sanıkların nüfus ve adli sicil kaydı getirtilip, duruşmada okunarak sanıklardan diyeceği sorulduğu halde, dosya içerisine konulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 209/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı sanıklar …, … ve … müdafileri ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.