YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2148
KARAR NO : 2012/3082
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan Ekim 2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 Sayılı Kanun’un 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, hükmün gerekçesinde gösterildikten sonra sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği halde, her iki sanığa Baro tarafından aynı avukatın müdafi olarak atanması, aynı avukatın her iki sanık müdafii olarak oturuma katılıp esas hakkında savunma
../.
2
yapması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
3-Sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’nın hükümleri lehe kabul edildiği halde, hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
b-Çalınan oto teybinin değeri az olmadığı halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.