YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21940
KARAR NO : 2012/14655
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53/1 maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 53/1 ve 151/1, 53/1 maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçların da suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu gözetilip taraflara uzlaşma sorularak sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ;
2) Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, yazılı şekilde bu suç nedeni ile de sanığın mahkumiyetine karar verilmesi ;
Kabule göre de ;
3) Somut olayda koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi ile uygulama yapılarak sanık hakkında az ceza tayin edilmesi ;
4) Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ;
5)5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde hükme bağlanan hak yoksunluklarının tümüne birden karar verilmesi gerekirken, yalnızca aynı Yasanın 53/1-(a), (b), (d), ( e ) bentlerinde yazılı haklardan yoksunluğa hükmedilmesi ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21/06/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.