Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22112 E. 2012/2821 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22112
KARAR NO : 2012/2821
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 80, 59, 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 572 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 02/10/2007 tarihli ve 2006/2101 esas, 2007/1256 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 12.06.2010 tarih ve 2010/7143/38367 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.06.2010 tarih ve 2010/153266 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Tüm dosya kapsamına göre;
1- Sanık hakkında üzerine atılı suçtan dolayı verilen 3 ay 15 gün hapis cezasından 2253 sayılı Kanun’un 12/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında 1 ay 22 gün, 765 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 1 ay 11 gün, 647 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre günlüğü 11 yeni Türk lirasından 451,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2-Hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesinde yer alan ” çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” seklindeki düzenleme karsısında, bu hususun nazara alınmamasında,
3- Kayden 01/01/1990 doğumlu olup, suçun islendiği 31/12/2004 tarihinde 18 yasını ikmâl etmediği anlatılan sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesine göre uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 02.10.2007 tarih ve 2006/2101 esas ve 2007/1256 sayılı kararının CMK.nın 309/4-b. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca, fazla ceza verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bozma nedenleriyle ilgili olarak bozmadan sonra Dairemizce doğrudan hüküm verilmesi mümkün ise de; uzlaşma hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiğinden) müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.