YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22567
KARAR NO : 2012/13472
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre eylemin anahtar kullanılmak suretiyle işlendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 145. ve 146. maddeleri ile cezadan indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yapılan yargılama giderlerinin, sanıkların payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya içeriğine göre eylemin anahtar kullanılmak suretiyle işlendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi yerine aynı yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması,
2-Sanık … bakımından, suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın para cezası olması karşısında; 5395 sayılı yasanın 23.maddesindeki (5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi) hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu
3-Somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 145. ve 146. maddeleri ile cezadan indirim yapılması,
4-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.