Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22697 E. 2012/15582 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22697
KARAR NO : 2012/15582
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Hırsızlığa konu kasayı açarken zarar verip içindeki para ve senetleri aldıktan sonra denize atmaları şeklinde gerçekleşen olayda hırsızlığa konu eşyaya zarar vermenin mala zarar verme suçunu oluşturmayacağından, katılan …’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
B-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b), (c), (d) ve (e) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tümden çıkartılarak yerine “sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı
../.
2
TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat hükmü ile sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar …, … ve …’in anlaşmak suretiyle, yaptıkları işbölümü gereği şikayetçinin işyerinden hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında iştirak halinde işlenen işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan sanık …’in de cezalandırılması gerekirken kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde sanığın beraatine karar verilmesi,
2- Hırsızlığa konu kasayı açarken zarar verip içindeki para ve senetleri aldıktan sonra denize atmaları şeklinde gerçekleşen olayda hırsızlığa konu eşyaya zarar vermelerinin mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanıklar … ve …’ın mala zarar verme suçundan hükümlülüklerine karar verilmesi,
3-İşyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının uzlaşmaya tabi suçlardan olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b), (c), (d) ve (e) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
5-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanıklar hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiileri ile katılan …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.