Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2285 E. 2012/3201 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2285
KARAR NO : 2012/3201
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan 16.12.2003 tarih ve 2001/12 E-2003/632 K. sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’nın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. … hakkında kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle bulunacağından, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d,62/1. maddelerine ve 765 sayılı TCK’nın 493/2,59/2,81/2-3 maddelerine uyan eylemi hakkında yapılan lehe yasa değerlendirmesinin 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesine göre Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde yapılarak sanığın hukuki durumunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.