YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23061
KARAR NO : 2012/14184
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
26.02.2007 tarihli olay yeri inceleme raporu ve 06.06.2007 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre, müştekiye ait evin kapısının sert bir cisimle zorlanarak açıldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Daha önceden kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 53/3 maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen hüküm yönünden tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Sanığın önceki sabıkası nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hakkında TCK’nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde sadece ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve hapis cezaları için düzenleme getirilmiş olup adli para cezasının infazı için anılan madde hüküm içermediğinden sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen adli para cezası dolayısıyla tekerrür hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ” 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu
üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin, ” 58. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine sanığın adli sicil kaydında yazılı tek hükümlülüğü bulunduğundan hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükümden sonra gelmek üzere ‘‘…. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.10.2005 tarih, 2005/160-519 karar sayılı sanık hakkında 491/4, 61, 522. maddelerinden verilen 1 ay 10 gün hapis cezasının 11.10.2005 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde yüklenen suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK’nın 58/6-7 maddeleri uyarınca mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Daha önceden kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen hüküm yönünden tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-TCK’nın 53/3 maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
3-Sanığın önceki sabıkası nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hakkında TCK’nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde sadece ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve hapis cezaları için düzenleme getirilmiş olup adli para cezasının infazı için anılan madde hüküm içermediğinden sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen adli para cezası dolayısıyla tekerrür hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.