Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23178 E. 2012/13379 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23178
KARAR NO : 2012/13379
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri idokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal, sanık … hakkında ise hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların üzerine atılı işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun, suç tarihine göre 19/12/2006 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 253. maddesi kapsamında uzlaşmaya tabi olduğu, mağdur …’in soruşturma evresinde uzlaşmak istemediğini beyan etmesine rağmen 25/06/2007 tarihli celsede; sanıkların, zararını giderdiklerini ve sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; sanıkların uzlaşma konusunda beyanlarının alınarak sonucuna göre bu suç açısından hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,

2-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık …’nın adli sicilindeki kayıtların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin olduğu, bu nedenle sanığın daha önceden hapis cezasına mahkum olduğunun kabulünün mümkün olmadığı ve sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların kısa süreli hapis cezası olduğunun anlaşılması karşısında; hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK’ nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesine göre ertelenmiş olmasına rağmen, aynı yasanın 53/3. maddesinin göz ardı edilerek, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan da yasaklanmasına karar verilmesi,
4-Sanık …’nın adli sicilindeki kayıtların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin olduğunun, sanık …’nin ise daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.