YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23198
KARAR NO : 2012/13439
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Sanık …’in diğer sanıklarla anlaşmak suretiyle, yaptıkları iş bölümü gereği eyleme doğrudan doğruya katıldığı gözetilmeden, hakkında TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldıkları süreninin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi ise mahallide düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasından sonra ortaya çıkan sonuç cezanın 2 ay 20 gün yerine, 20 ay 20 gün olarak yazılması,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-5271 sayılı CMK’ nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderlerine” ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesi ile “135.08 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak Hazineye gelir kaydına” tümcesinin eklenmesi ve sanık … hakkında “5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasından sonra ortaya çıkan cezanın 2 ay 20 gün hapis” olarak düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.