YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23548
KARAR NO : 2012/15401
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlüler … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükümlüler … ve … hakkında kurulan Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2004 gün ve 2001/303 E., 2004/195 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar … ve … hakkında kurulan ilk hükmün sanık … ile sanık … müdafi tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 18.07.2006 günlü kararıyla lehe Yasanın tespiti için iade kararı üzerine, duruşma açılarak sanıklar … ve … ile birlikte hükümlüler … ve … hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlüler … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık … müdafi olarak hükmü temyiz eden Av. … ile sanığın duruşmada yüz yüze gelmedikleri anlaşılmakta ise de sanığa Av. … tarafından yapılan temyize muvaffakatinin bulunup bulunmadığının tespiti için çıkartılan tebligata ekli “Temyize Muvaffakat İhtarnamesi” başlıklı ihtarname içeriğinde, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde dilekçe ile müracaat ederek veya zabıt katibine yapılacak beyan ile bildirimde
../.
2
bulunulması, aksi taktirde temyiz talebine muvaffakat etmiş sayılacağının ihtar edilmesine karşın sanığın müracaatının bulunmadığının anlaşılması karşısında temyize muvaffakat ettiği kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aşamalarda yüklenen suçu kabul etmeyen sanık …’ün, yüklenen suçu işlediğine ilişkin sanıklardan …’in sonradan geri aldığı soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça konu üç adet büyükbaş hayvanın, müştekinin evi ile bitişik bina niteliğinde olan ahırından çalındığının, 03.11.2001 günlü olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile ekindeki kroki ve 11.10.2002 tarihli keşif ile 14.10.2002 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılması karşısında; sanık … ile kabule göre de sanık …’ün eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçu ile aynı yasanın 116/1-4, 119/1-c maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlal ve 151. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, aynı yasanın 142/2-g maddesiyle hüküm kurulması,
3-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.