Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23866 E. 2012/26515 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23866
KARAR NO : 2012/26515
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve suç tarihinde müştekinin aracındaki teybi kablolarını keserek çalmaya çalışan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanığın 14.11.2007 tarihli oturumda, suç tarihinde ele geçirilen çay kaşığını aracın kapı kilit yuvasına sokarak kapıyı açtığını beyan etmesi ve 07.10.2007 tarihli olay yeri inceleme raporunda da aracın kapılarında herhangi bir zorlama iznin bulunmadığının belirtilmesi karşısında; mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesine uyan suçu oluşturduğu kabul edilerek, anılan madde ile uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında, hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin a-b-d-e bendlerinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.