Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24014 E. 2013/27139 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24014
KARAR NO : 2013/27139
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yakalandığında ismini Hasan Bezci olarak belirtip sahte nüfus cüzdanı ibraz etmesi ile ilgili olarak başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanığın mağdur …’ye yönelik hırsızlığa teşebbüs ve katılan …’e yönelik olarak hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme eylemleriyle ilgili olarak görgü tanıklarının açık anlatımları ve teşhisleri ile sanığın dairelerin bulunduğu apartman içinde görülmesi ve verilen eşkal bilgileri üzerine aynı gün yakalanması, sanığın sabit olan eylemlerini işlediği yerlerin birbirine yakın muhit olması ile sanığın aşamalardaki savunmaları gözetilerek mahkemenin mahkumiyet gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamenin beraat etmesi gerektiği yönündeki bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığn, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 53/3 fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.