Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24578 E. 2011/9054 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24578
KARAR NO : 2011/9054
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İtimadı suistimal sonucu hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mağdur Naim Kurt’un karar başlığında adının yazılmaması karar yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I- Sanık hakkında müştekiler … ve …’a karşı hırsızlık ve …’e karşı dolandırıcılık eylemleri nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın müştekiler … ve …..’ın araçlarını deneme maksatlı kendisine verilen anahtarla birlikte bir fırsatını bulup çaldığı anlaşılmakla, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturması ve lehe kanun değerlendirmesi sırasında bu madde ile karşılaştırma yapılması gerekirken yazılı madde ile uygulama yapılması; sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın lehe olan 491/3. maddesi ile ceza uygulanması karşısında, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında müştekiler …, …, …’a karşı dolandırıcılık, mağdur …..’a karşı hırsızlık ve …’e karşı sahtecilik eylemleri nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanığın, müştekilerden …’den 30.12.2003 tarihinde, …’tan 21.01.2004 tarihinde ve …’dan 24.01.2004 tarihinde otomobillerini sahte isimlerle kiralayarak götürüp, sonrasında başkalarına satması, mağdur …..’a ait araçtan satın alma bahanesiyle içine girip ruhsatını, daha sonra da ön plakasını Ocak 2004 tarihinde çalması ve müşteki …’e ait araca 17.03.2004 tarihinde sahte ruhsat ve plakayı düzenleyip takmak şeklindeki eylemlerine uyan ve dava zamanaşımı bakımından lehe olan 765 sayılı TCK’nın 503/ilk ve 350/1-3. maddelerindeki dolandırıcılık ve ruhsatnamede sahtecilik suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, CMK.’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık hakkında müşteki …’e karşı hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Müştekinin 19.03.2004 tarihli adli kolluk ifadesinde çalıştığı şirkete ait aracı sanıkla birlikte servise götürdüklerinde sanığın daha içeri girmeden müştekinin elindeki anahtara saldırarak anahtarı alıp bir eliyle de müştekiyi itekleyerek yere düşürdüğü ve müşteki kalkıncaya kadar araca binerek oradan ayrıldığına ilişkin beyanda bulunması karşısında eylemin bütünüyle yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 15.12.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.