Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24640 E. 2012/11726 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24640
KARAR NO : 2012/11726
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I – Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
23.11.2000 tarihli hükme ilişkin ilk yargılama sırasında hükümlü … dışındaki sanıklara yaş küçüklüğü nedeniyle müdafii olarak atanan Av. …’in adı geçen hükümlünün savunmasını üstlenmek üzere görevlendirilmesinin yapılmadığı kaldı ki müdafiilik görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulacağı, bu nedenle uyarlama yargılaması üzerine verilmiş olan hükmü temyize yetkisi olmadığı, incelemeye konu 28.05.2005 tarihli ek kararın da adı geçen hükümlüye 01.12.2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunduğu halde hükümlünün temyiz başvurusunda bulunmadığının anlaşılması karşısında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II – Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eyleminin, 142/1-b, maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden müştekinin şikayetçi olup olmadığının tespit edilerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi uygulamaya göre de kesinleşen hükümde erteleme yönünden kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.