YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24826
KARAR NO : 2012/21798
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanık … hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak, 5395 sayılı ÇKK.nun 23/1. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, aynı Kanunun 23/7. (5271 sayılı CMK’nın 231/12. md. 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile ek fıkra) maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık müdafiinin bu konudaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğname uygun olarak REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanık … müdafii yönünden kanun yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar … ve …’in müştekiler …, …, … ile mağdurlar … ve …’a yönelik hırsızlık suçlarından; sanık …’ın müştekiler … ve …’a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; mağdur … ile müştekiler … ve …’e yönelik suçların sanıklar … ve …; mağdur … ile müşteki …’a yönelik suçların ise sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdur … ile müşteki …’a yönelik eylemlerde sanıklar …, … ve …’ın hazırlık aşamasındaki ifadeleri nazar-ı itibara alındığında, sanık … ile diğer sanıklar … ve … arasında hukuksal çıkar çatışması olduğu gözetilmeden, sanıkların aynı zorunlu müdafii tarafından savunulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 152. maddesine aykırı davranılması,
2-Müşteki … ile mağdur … ’ya yönelik eylemlerden dolayı sanıklar … ile …’in; mağdur …’a yönelik eylemden dolayı sanık …’in; müşteki …’e yönelik eylemden dolayı sanık …’in iddianame okunarak sorguları yapılmadan mahkumiyetlerine hükmolunması suretiyle 1412 Sayılı CMUK’un 236. (5271 sayılı CMUK’un 191/3-b) maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
3-Mağdur …’a yönelik eylemden dolayı sanık …’in; müşteki …’a yönelik eylemden dolayı ise sanıklar … ve …’ın tüm aşamalarda yüklenen suçu işlemediklerini beyan etmiş olmaları, yer gösterme tutanağının suçlarını ikrar eden sanık … ile birlikte adı geçen sanıklar tarafından da imzalanmış olmasına karşın, tutanağın hangi sanığın ifadesine itibar edilerek düzenlendiğinin belirtilmemiş olması karşısında; öncelikle yer gösterme tutanaklarını düzenleyen görevlilerden müdafi huzurunda tutanak düzenlenirken suçlarını inkar eden sanıkların da beyanda bulunup bulunmadığı açıklığa sorularak, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle müşteki … ile mağdur …’a yönelik eylemlerden dolayı sanık …’in; müşteki …’a yönelik eylemden dolayı sanık …’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, adı geçen sanıkların yüklenen suçu işlediklerine ilişkin diğer sanık …’in sonradan vazgeçtiği beyanı dışında mahkumiyete yeterli ve inandırıcı kesin delirlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde yeterince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
4-Sanıkların müştekiler …, … ve …’a yönelik eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde yer alan hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanunun 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması,
Kabule göre de;
1-Sanık …’in kollukta müdafii huzurunda verdiği ifadesinde, müştekiler …, … ve …’a yönelik eylemi saat 24:00 sıralarında; mağdur …’a yönelik eylemi ise saat 21:00 sıralarında gerçekleştirdiklerini beyan etmesi karşısında; adı geçen müştekiler ile mağdura yönelik eylemlerde sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların yer göstermesi sonucunda müşteki … ile …’e ait teybin bulunarak sahiplerine iade edildiği gibi emanete alınan diğer teybler arasında mağdurlar … ile … …’ya ait teybin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği gibi yargılama aşamasında da bu hususun açıklığa
kavuşturulmamış olması karşısında; öncelikle zapt edilen teybleri arasında mağdurlardan … ile … …’ya ait teybin bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturularak sanıklar hakkında adı geçen mağdurlar ile müştekilere yönelik eylemlerden dolayı TCK’nın 168/1.maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
3-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanıkların yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, oluşacak sonuca göre sanıklar … ve …’in müşteki …’e yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 veya 493/1-son, 522 (pek hafif), 523, 59/2. maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1, 62, 151/1, 53/1.; müşteki …’a yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 veya 493/1-son, 522(pek hafif), 59/2.(ayrıca sanık … içinde) maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 62, 151/1, 53/1.; mağdur …’a yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 veya 493/1-son, 522(pek hafif), 523 (sonuca göre), 59/2. maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1 (sonuca göre),62.; mağdur … …’ya yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 veya 493/1-son, 522 (pek hafif), 523 (sonuca göre), 59/2. maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1 (sonuca göre), 62; müşteki …’e yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (pek hafif), 523, 59/2. (ayrıca sanık … içinde) maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1, 62, 151/1, 53/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanması ve mala zarar verme suçu yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip sonucunda, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
4-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.