Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2493 E. 2012/1199 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2493
KARAR NO : 2012/1199
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kıyafet değiştirerek hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02/03/2005 tarihli iddianamesi ile hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılan sanık … hakkında her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A) Sanıklar …, …, … ve … bakımından yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ve somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi ile verilen cezadan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a, c, d ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-b bendinde belirtilen haklardan sanıkların ceza süresi kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1-b maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanıklar … ve … bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık … hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanık …’in eyleminin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi;
3- Somut olayda koşulları bulunmadığı halde, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi ile verilen cezadan indirim yapılması,
4- Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a, c, d ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-b bendinde belirtilen haklardan sanık …’in ceza süresi kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi;
5- 02.03.2005 tarihli iddianame ile … ve … oğlu 1986 doğumlu … hakkında kamu davası açıldığı halde ilk duruşmadan önce ceza evinde sanığın gerçek adının … olduğunun anlaşıldığı ve bunun Mahkemeye bildirildiği, 01.04.2005 tarihli oturumda sanığın gerçek isminin … olduğunu bildirdiği ve sanığın gerçek ismi ile savunmasının alındığı ancak bu tarihte iddianamenin düzeltilmediği ve 18.01.2006 tarihinde sanık … hakkında ek iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla sanık hakkında gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenen iddianame okunup buna göre savunması alınmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan … yönünden diğer yönleri icelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA; sanıkların CMUK’nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine 19/01/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.