YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24996
KARAR NO : 2012/26571
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılması ve sanıklar … ve …’nun adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamları bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinden uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından, suç tarihi 23.11.2007 olmasına rağmen yazılı şekilde belirtilmesi ise, yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 14.06.2011 tarih ve 2011/7-48 esas 2011/128 sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen cezanın hukuka aykırı uygulama yapılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak sağlayacak sınırlar içinde kalması durumunda kazanılmış hak kuralı nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü ikinci kez avantajlı bir uygulama anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmeyeceği, buna göre; sanık …’nun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddelerinin uygulanması durumunda belirlenecek hapis cezasının en az 2 yıl 2 ay 12 gün olması gerektiğinden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanık … hakkında uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (d) ve (e) fıkrasındaki hak yoksunluklarının aynı maddenin a ve b fıkralarındaki hak yoksunlukları gibi mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, ( c ) fıkrasındaki hak yoksunluğunun ise, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.