YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26136
KARAR NO : 2012/711
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanın aşamalarda, olay günü karakola müracaatı sonrası sanığın yakınlarının zararı karşılayacaklarını söylemeleri üzerine, şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin tekrar ifade verdiğini, zararının giderilmemesi üzerine 15.01.2007 tarihli dilekçe ile … Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu belirtmesi ve bir kısım tanık beyanları ile incelenen … Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyalarından taraflar arasında zararın giderilmesi hususunda anlaşmazlık çıktığının anlaşılması karşısında; sanığa, katılanın zararını giderme olanağının tanındığı değerlendirilerek, tebliğnamedeki 2 nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan ve eşi tanık …’ın aşamalardaki beyanlarında; komşuları olan sanık ile çok samimi olduklarını, ailecek görüştüklerini, birlikte tatile dahi gittiklerini, olay günü evden ayrılırken daire kapısını kilitlediklerini belirtmiş olmaları, 27.12.2006 tarihli olay yeri inceleme ve görgü tesbit tutanağına göre de ; suça konu dairenin kapısında herhangi bir zorlama izi tesbit edilmemiş olması karşısında; suça konu eve haksız yere elde ettiği anahtarla giren sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suça konu daireye açık olan kapısından girdiğine ilişkin hayatın olağan akışına uymayan sanık savunmasına itibar edilerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
../.
2
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi gereğince cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken, aynı Kanunun 51/3. maddesi uyarınca bu sürenin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Akyol müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.