YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26767
KARAR NO : 2012/4937
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş,
Ancak;
Katılan …’ın, 28.10.2004 tarihinde olayın hemen sonrası kollukta alınan beyanında, karşı dairede oturan oğlu müşteki …’ın daire kapısını dinlerken gördüğü ellerinde eldiven olan sanığı, kısa bir süre sonra açık olan kendi mutfak penceresinden evine girerken gördüğünü söylemesi, bilirkişinin de 24.11.2005 tarihli raporunda, katılan ve müştekinin bitişik dairelerine şahsi çeviklik gerekmeden girilebileceğini belirtmiş olması karşısında; sanığın eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 491/4,61.(iki kez) maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.