Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27050 E. 2012/19081 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27050
KARAR NO : 2012/19081
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın, diğer sanık … ile birlikte müştekiye ait evin bilirkişi raporuna göre muhkem olan kapı kilidini kırarak hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1 maddeleri de gözetilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri ile denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği, yine bilirkişi raporuna göre çalınan malların değerinin hafif değerde olduğu anlaşılmakla sanık hakkında değer nedeniyle cezasından 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, yapılan uygulama sonucunda her durumda 765 sayılı TCK’nın lehe olması ve karşı temyiz bulunmaması nedeniyle anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık … müdafi olarak hükmü temyiz eden Av. … ile sanığın duruşmada yüz yüze gelmedikleri anlaşılmakta ise de sanığa Av. … tarafından yapılan temyize muvaffakatinin bulunup bulunmadığının tespiti için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2010 tarihli yazısı 12.03.2010 tarihinde cezaevi idaresi tarafından tebliğ edilmesine karşın sanığın müracaatının bulunmadığının anlaşılması karşısında temyize muvaffakat ettiği kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; Sanığın, diğer sanık … ile birlikte müştekiye ait evin bilirkişi raporuna göre muhkem olan kapı kilidini kırarak hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında,, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.