Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27367 E. 2012/19331 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27367
KARAR NO : 2012/19331
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, yalan beyanda bulunmak

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının gözetilmemesi, mevcut uygulama her durumda sanıklar lehine olduğundan sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakalandığında kolluk görevlilerine kendisini “…” olarak tanıtan sanığın belirttiği kimlik bilgilerine uygun bir kaydın nüfus kayıtlarında bulunmadığının tespit edilmiş olması da gözetilerek eylemin 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesine; 5237 sayılı TCK’nın ise 206. maddesine uygunluk gösterdiği, mahkemece de sanığın eyleminin her iki Yasa’nın anılan maddelerine uygunluk gösterdiği doğru olarak belirlendiği halde; 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmesine karşın 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmesi de göz önüne alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.