Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2739 E. 2012/17 K. 09.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2739
KARAR NO : 2012/17
KARAR TARİHİ : 09.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdura ait işyerinin kapı camını kırarak içeri girip hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 maddesi gereğince işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması,
2- Suça konu eşyaların bir kısmının soruşturma aşamasında sanığın yer göstermesi ile iade edildiği ve mağdur … 16.03.2006 tarihli oturumdaki beyanından kısmi iadeye rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi yerine, aynı maddenin 2. fıkrası ile uygulama yapılması,
3- Koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca uygulama yapılarak cezadan indirim yapılması,
4- Sanık müdafiinin son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesine karşın, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulama olanağının tartışılmaması,
5- Sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; üzerine atılı suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.