YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27510
KARAR NO : 2013/2425
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan …’ın 08.04.2005 tarihinde küçükbaş hayvanlarının çalınmasından sonra, tanıklar … ve … …’ın 26.04.2005 günü saat 02:00 sıralarında sanık …’ı yanında 2 kişi ile beraber suça konu küçükbaş hayvanları götürürken gördüklerinin anlaşılması karşısında; sanık …’ın hırsızlığı yanında bulunan 2 kişi ile birlikte gerçekleştirdiğine dair delil bulunmaması nedeniyle sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/son maddesinin uygulanmasına ilişkin tebliğnamedeki (2 nolu) bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522.(normal), 81/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın suç tarihinde gündüz kabul edilen vakitte katılanın ahırının kapısındaki muhkem asma kilidi kırıp içeriden 18 adet küçükbaş hayvanı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 151/1, 53. maddelerine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.