YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28030
KARAR NO : 2013/1312
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde:
Mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 500 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince kesin olması nedeniyle hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık … müdafiinin temyiz talebinin istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanığın 12 yaşından küçük … ile kimlikleri tespit edilemeyen iki bayanın müştekilere yönelik eylemlerine doğrudan doğruya iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu yönden bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı, aynı suça katılan sanık sayısına göre TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise:
Sanığın 12 yaşından küçük … ile kimlikleri tespit edilemeyen iki bayanın müştekilere yönelik eylemlerine doğrudan doğruya iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu yönden bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekilerin yargılama aşamasında 12.10.2006 tarihli dilekçeyle olay sebebiyle uğramış oldukları zararın sanık yakınları tarafından giderildiğini, bu nedenle vaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hırsızlık suçundan dolayı kurulan hükümde kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 53/3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.