YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30208
KARAR NO : 2013/2253
KARAR TARİHİ : 31.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Sanıklar … ve … hakkında müştekiler … ve …’e yönelik mala zarar verme ile müşteki …’a yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal ve sanık … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-) Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanıklara yüklenen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 24.05.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-) Sanık … hakkında müştekiler …, … ve …’a yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan ve müştekiler … ve …’a yönelik eylemi sebebiyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla;
Müştekiler … ve …’e yönelik eylemler sebebiyle hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 35/2 maddesinin aynı yasanın 143. maddesinden sonra uygulanması gerekirken önce uygulanması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen ” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-) Sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan ve müşteki …’ e yönelik eylemi sebebiyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 35/2 maddesinin aynı yasanın 143. maddesinden sonra uygulanması gerekirken önce uygulanması suretiyle TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen ” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.