Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/30750 E. 2011/9774 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30750
KARAR NO : 2011/9774
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER :…, …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Sanıklar :… ve …: Beraat, diğer sanıklar mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafii Av….’ın temyiz isteğinin mahkum olan sanıklar … ve … ‘a yönelik olduğu anlaşılmakla,
1-Hükümlüler … ve … haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hendek Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2003 gün ve 2002/28 E 2003/202 sayılı hükmün sanık …’in yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 19.12.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, hükmü temyiz etmeyen hükümlü … ile temyiz talebi süreden reddedilen hükümlü …’in da yararlandırılmasına karar verilmiş ise de; hükümlü … ile hükümlü … hakkındaki önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan hükümlü … ile hükümlü …’in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlüler … ve … hakkında yeniden kurulan 2. hükümlere yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Sanık …’e atılı hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 18.01.2002 ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.