YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30791
KARAR NO : 2012/1
KARAR TARİHİ : 09.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …, …, …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği anlaşıldığından, hükümlülerin temyiz isteminin süresinde olduğu ve Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlüler hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş, hükümlü … hakkında … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 02.01.2006 tarihli “itirazın reddine” dair karar ile hükümlü … hakkında … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin “13.09.2005 tarihli ek kararın aynen infazına” dair 02.12.2005 tarihli ek karar yok hükmünde sayılarak, hükümlüler …, …, … ve … yönünden sırasıyla, anılan Mahkemenin 07.12.2005, 13.09.2005 ve 26.07.2005 tarihli ek kararlara yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, hükümlüler …, …, … ve …’ın, 25.11.2000 günü gece vakti sayılan saat 19:00 sıralarında katılan …’ın evinin sağlam ve muhkem kilitli kapısını sert bir cisimle zorlayıp, kilit kısmını kırarak, içeriden hırsızlık yapmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 59, 81/1(hükümlüler Hüseyin ve Mustafa için) maddelerine uyduğu, hükümlülerin eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 62, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1-4, 119/1-c, 62, 53, 151/1,(53). maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, yine hükümlüler … ve …’ın, 11.10.2000 günü gündüz vakti sayılan saat 19:00 sıralarında yakınan …’un evinin sağlam ve muhkem kilitli kapısını sert bir cisimle zorlayıp, kilit kısmını kırarak, içeriden hırsızlık yapmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59, 81/1(hükümlü … için) maddelerine uyduğu, hükümlülerin eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 62, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1-4, 119/1-c, 62, 53, 151/1,(53). maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki Kanuna göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmak suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-Toplanan kanıtlara, hükümlülerin anlatımlarına ve mahkemenin hırsızlık suçlarının birlikte işlendiğine ilişkin oluşa uygun kabulüne göre, katılana yönelik eylemde hükümlüler … ve … hakkında; yakınana yönelik eylemde ise, hükümlü … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3- 5275 Sayılı Kanunun 99/1.maddesi gereğince, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, hükümlüler … ve … hakkında verilen cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
4-Hükümlüler hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler …, …, … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.10.2001 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.