Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/31103 E. 2013/3704 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/31103
KARAR NO : 2013/3704
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve TCK’nın 152/1-a maddesinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçlarını da oluşturacağı gözetilerek, ayrı ayrı uygulamalar yapıldıktan sonra, lehe yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Suça konu trafo ve içindeki eşyaların kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya niteliğinde olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi yerine yazılı madde ile hüküm kurulması,
3- 5271 sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.