YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/320
KARAR NO : 2011/1354
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanığın müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanığın müşteki Süleyman Kızılca’nın dükkanından hırsızlık suçunu işleyebilmek için kırdığı ve giriş yaptığı kahvehanenin üst camının yerden iki metre yirmibeş santimetre yüksekliğinde ve bir buçuk metre genişliğinde olduğu ve bilirkişi beyanına göre bu yüksekliğe çıkabilmek için şahsi çeviklik gerektiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK 493/1 maddesine uyan şahsi çeviklik suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 492/1.maddesiyle yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4. maddesinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümleri uygulandıktan sonra her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3-TCK 522. maddesi gereğince uygulama yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık …’ın müşteki …’ya yönelik eylemi nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun BOZULMASINA, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.