Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/33035 E. 2013/5747 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33035
KARAR NO : 2013/5747
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 62. maddesi ile uygulama sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası yerine 21 ay 5 gün hapis cezası olarak fazla tayini,
2- Hükmolunan hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında TCK’nın 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘21 ay 5 gün”, denetim süresi olarak belirlenen ” 1 yıl denetim süresi” ibareleri ile ”5395 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirinin uygulanmasına’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerlerine sırasıyla 1 yıl 8 ay 25 gün’’ ve ”1 yıl 8 ay 25 gün denetim süresi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanıklar hakkında, hükmolunan 1 yıldan az hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddei uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.