YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33373
KARAR NO : 2012/15665
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaylara uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın alt ve üst sınırlar gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirmenin yapılması amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde sabıkasız olan hükümlü hakkında plakada sahtecilik suçundan belirlenen cezanın 1yıl hapis ve adli para cezası olması karşısında; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Hükümlü hakkında uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.