YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33876
KARAR NO : 2013/8254
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceği hükümde gözetildiğinden tebliğnamedeki bozma ve düzelterek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekiye ait park halindeki otomobili çaldıktan sonra, çalıntı otomobili kullanırken kaza yaptıktan sonra yaya olarak kaçarken yakalanan sanık …’ın kimliğini ispat edecek bir belge ibraz etmeden, beyanı üzerine “ …” kimliği altında soruşturma başlatıldığı, gerçek kimliğinin “…” olduğunu söylemesi üzerine de soruşturmaya bu kimlik üzerine devam edilerek tutuklandığı ve mahkumiyet kararı verilmiş ise de, hüküm verildikten sonra dosyaya konulan Gölcük Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli yazısı ekindeki sanığın dilekçesinde olayı gerçekleştiren kardeşi …’ın beyan vereceğini, …’ın yakalandığında kendisinin kimlik bilgilerini kullanmış olduğunu beyan ettiğinin ve diğer sanık …’nün de sanığı tanımadığını ancak …’ı tanıdığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak ve polis otosuna zarar vermek suçlarından başlatıldığı anlaşılan soruşturma dosyalarının incelenmesi, …’ın tanık olarak dinlenmesi, olay nedeniyle tutuklanan …’ın cezaevinde mevcut fotoğraf ve parmak izinin getirtilip sanığın fotoğraf ve parmak izi ile karşılaştırılması ve sanığın huzurda alınan imzası ile dosyada mevcut imzalarının karşılaştırılması, delilerini tümü toplanıp değerlendirildikten sonra sanık …’ın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Olay tarihinde güneşin saat 20.14’te batıp 05.45’de doğduğu ve müştekinin 14.05.2006 tarihli ifadesinde saat 01.30’da aracını kontrol ettiğinde yerinde olduğunu, daha sonra saat 04.50 sıralarında tekrar balkona çıktığında otonun çalınmış olduğunu gördüğünü bunun yanında 21.12.2006 tarihli ifadesinde de saat 04.40 sıralarında sabah namazını kılarken otomobilin çalıştırıldığını duyması üzerine baktığında çalınmış olduğunu gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiğinin belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık eyleminin gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 143 maddesi gereğince artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kovuşturma konusu suç ile ilgisi bulunmayan ve çalıntı otomobil içinde bulunup adli emanete alınan oto teybinin, yasal sahibinin bulunamadığı ve dosya kapsamına göre suç ürünü olduğundan bahisle yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.