YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33927
KARAR NO : 2012/20342
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 102/3, 104/2. maddelerinin ve hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1-4, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükmünün sanık lehine olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık uzamış zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 20.06.2001 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCY’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20.06.2001 tarihli görgü tespit tutanağında müştekiye ait evin kapı kilidinin dağınık olduğunun belirtilmesi ve müştekinin beyanında, anahtarın boş döndüğünü farketmesi üzerine kapı kilidini kırarak eve girdiğini söylemesi karşısında, sanıkların eyleminlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b veya suç tarihi itibarıyle 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçu olarak kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık olarak kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … müdafiinin ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.