YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/34162
KARAR NO : 2012/18482
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Birleşen 2000/65 esas sayılı dava dosyası ile ilgili kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 142/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay tarihinde gece vakti okul bahçesinde bulunan ve mağdur tarafından işletilen kantin çatısına bilirkişi raporuna göre şahsi çeviklik gerektirecek şekilde çıkıp, muhkem olan çatı etermitlerini kırarak hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59/2, 81/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 143, 62. maddelerine uyan hırsızlık suçu yanı sıra, sanığın uzlaşmayı kabul etmemesi de nazara alındığında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, yapılan uygulama sonucunda her durumda 765 sayılı TCK’nın hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlü …’un temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Birleşen 2000/67 esas sayılı dava dosyası ile ilgili kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, yapılan uygulama sonucunda her durumda 765 sayılı TCK’nın hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5335 sayılı Yasanın 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Türk Lirası artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlü hakkında hüküm fıkrasının E.5 maddesinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 765 sayılı TCK’nın 512, 523, 59, 81/3 maddelerinden verilen ”26 gün hapis ve 25.94 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine ”26 gün hapis ve 25.00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-2000/61 esas sayılı dosya ile Birleşen 2000/62 ve 2000/64 esas sayılı dava dosyaları ile ilgili kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-2000/62 sayılı birleştirilen dosyada kesinleşen hükümde 3 yıl 4 ay 1 gün hapis cezasına hükmedildiği halde yeniden kurulan hükümde 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek kazanılmış hak ilkesine ve CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Hükümlünün, mağdurlar … ve … ile müşteki …’ya karşı geceleyin birden fazla kişi ile birlikte eylemlerini gerçekleştirdiği ve uzlaşmayı da kabul etmediği anlaşılmakla, mağdur …’a karşı eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 59/2, 81/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 62, 116/2-4, 119/1-c, mağdur …’ye karşı eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59/2, 81/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 143, 62, 116/2-4, 119/1-c ve müşteki …’ya karşı eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 59/2, 81/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 62, 116/2-4, 119/1-c, yakınma bulunduğundan 151/1maddelerinden denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi yerine (Hükmün gerekçe kısmında hükümlünün eylemleri nedeniyle işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğu kabul edilmesine rağmen bu yönde hüküm kurulmamak suretiyle) lehe yasa değerlendirmesinde sadece 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile karşılaştırma yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.