YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/35723
KARAR NO : 2013/7282
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Hükmolunan cezalarıın miktar ve türlerine göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizleri olanaklı olmadığından sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve her iki sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 Sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinde yer alan düzenlemenin konut dokunulmazlığının ihlali suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması dolayısıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca belirlenen “6 ay” hapis cezaları üzerinden aynı Yasa’nın 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması sonucu “12 ay” yerine “1 yıl” hapis cezalarına hükmolunması, sonuç cezalara etkili olmamaları dolayısıyla bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 yaşından küçük sanıklara savunmalarını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiilere ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından müdafii ücretlerinin sanıklara yükletilmesine ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanığa atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, karar tarihi olan 04.12.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.