YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/36552
KARAR NO : 2012/15554
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
KARAR
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2011 tarihli ve 2010/329 esas, 2011/120 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.10.2011 gün ve 2011/12414/50734 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.11.2011 tarih ve 2011/345914 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZUKUR İHBARNAMEDE:
1-Mahkemenin kabulüne göre, olay günü sanığın önceden tanıdığı mağduru ve arkadaşını bira içmek için birahaneye davet ettiği, birlikte birahaneye girdikleri, bir müddet sonra sanığın görüşme yapmak için mağdurun cep telefonunu istediği, mağdurun cep telefonunu alan sanığın dışarıda görüşme yapacağını söyleyerek dışarı çıktığı ve bir daha geri dönmediği biçiminde gelişen olay sebebiyle, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06/05/2009 tarihli iddianamede, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edildiği halde, suçun vasfının değiştiği yönünde bir gerekçe gösterilmeden ve cezası daha ağır olduğu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2-Sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi halinde, anılan suçun şikayete tabi olup, 08/03/2011 tarihli oturumda müştekinin şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinde,
3-Sanığın evvelce işlemiş olduğu bir başka suçundan dolayı Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2008 tarihinde kesinleşmiş, 14/04/2008 tarihli ve 2007/847 esas, 2008/373 sayılı kararı ile verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası sebebiyle, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, incelemeye konu suçun, ilk suçun kesinleşme tarihi olan 24/11/2008 tarihinden önce, 23/07/2007 tarihinde işlenmiş olması karşısında, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının; suçun vasfının değişmesine ve daha ağır ceza verilmesine karşın ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması ve sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi halinde şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hususlarını ihtiva eden (1) ve (2) nolu taleplerinin incelenmesinde;
Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2009 tarih ve 2009/660-822 sayılı görevsizlik kararında sanığın TCK’nın 141, 53/1. maddesi uyarınca yargılanmasının yapılmasının istenmesi, Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yazısı üzerine talimat yoluyla savunması sorulan sanığa ayrıca görevsizlik kararının okunduğunun tutanağa yazılması, bu şekilde sanığın görevsizlik kararından ve suçlamadan haberdar olması ve dairemizin yerleşik uygulamaları yanında Ceza Genel Kurulu’nun l2.06.2012 günlü kararında mahkeme hükmünde açıklandığı şekilde gerçekleştirilen eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğunun belirtilmesi karşısında bu taleplerin REDDİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceğine yönelik (3) nolu itirazının incelenmesinde;
İhbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 08.03.2011 tarih 2010/329 esas, 2011/120 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 309/4-d maddesi gözetildiğinde Ceza Dairesince karar verilmesi gerektiğinden, anılan mahkeme ilamının hüküm kısmındaki 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına dair 6. paragrafının hüküm kısmından çıkartılmasına, karardaki diğer hususların aynen muhafazasına ve hükmün bu şekliyle infazına, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.