YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3676
KARAR NO : 2012/4833
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında beraat kararı verilmiş olması karşısında, dosyaları tefrik edilen … ve … haklarındaki yargılamanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılıp gerektiğinde dosya incelendikten sonra suçun niteliğinin tayin edilmesi gerekirken yazılı madde ile ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 (Sanıklar … ve …’ın mahkum olduğunun anlaşılması halinde 493/1-son), 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK’nın 253 ve 254. Maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanığın yakalandığında atılı suçu kabul ederek yer göstermek suretiyle, suça konu eşyaların iadesini sağlayıp mağdurun zararını gidermiş olması karşısında; sanık hakkında, hırsızlık suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılmasına göre; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 29.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında aynı madde ile uygulama yapılması,
5-5237 sayılı TCK’nın da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
6-5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.