Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/36874 E. 2012/21616 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/36874
KARAR NO : 2012/21616
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın diğer sanık … ile birlikte olay tarihinde müştekinin 2. katta bulunan evinin bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem kapı kilidinin dilini tel kullanmak suretiyle açmaya çalıştıkları sırada yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddelerine uyan suçu oluşturduğu anlaşılmakta ise de, yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç cezayı değiştirmediği ve lehe kanun yönünden eyleme uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,35 maddelerine göre 765 sayılı TCK’nın 493/1,61 ve 522/1 (pek hafif) maddelerinin açıkca sanık lehine olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1,61,81/2-3 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın diğer sanık … ile birlikte olay tarihinde müştekinin 2. katta bulunan evinin bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem kapı kilidinin dilini tel kullanmak suretiyle açmaya çalıştıkları
sırada yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kilit dilinin geriye çekilmesi suretiyle kilitli kapının açılması söz konusu olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,35 maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1,119/1-c maddelerine uyan konut dokunulmazlığını ihlal ve 151/1 maddelerine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.