Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3741 E. 2012/5455 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3741
KARAR NO : 2012/5455
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan silinme koşulları oluşmayan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın suç tarihinde müştekilerin ikametinin balkonuna şahsi çeviklikle çıkarak açık olan balkon kapısından içeriye girerek 2 adet cep telefonu ve 20 TL para çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre;
2- Dosya kapsamından müştekilerin ikametlerine ne zaman girildiğinin belli olmaması karşısında suç saati kesin olarak tespit edilmeden sanık 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesince artırım yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de
cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu; Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorum getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- Kasıtlı suçtan hükümlülüğün yasal sonucu olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.