Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3883 E. 2012/9534 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3883
KARAR NO : 2012/9534
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … Bebia’nın baba adının gerekçeli karar başlığında nüfus kaydına uygun olarak yazılmaması,
2-Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların müşteri görünümünde geldikleri şikayetçinin işyeri içerisinden ayakkabı hırsızlamak şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-… ve …’nın adli sicil belgelerinde Türkiye’de tutuklandıkları bilgisinin yer alması karşısında adı geçen sanıklar hakkında Türkiye’de verilmiş mahkumiyet kararları bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra tüm sanıklar yönünden hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 18.04.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.