YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3955
KARAR NO : 2012/10210
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında verilen Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.05.2007 gün ve 2006/290-2007/325 sayılı kararı 06.03.2008 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği, ancak yapılan temyiz istemi mahkemenin 06.03.2008 gün ve 2006/290-2007/325 sayılı ek kararı ile reddedildiği, temyiz talebinin reddine ilişkin kararın sanığa 06.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve bu karara karşı temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm temyiz edilmediğinden dava dosyasının incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 61. maddesi birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (f) bentleri dikkate alınarak altı sınır aşılarak temel ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Dosya kapsamından müştekinin aracının ne zaman çalındığının belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesince artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,b,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi,
4- Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5- Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
6- CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son. maddesi hükmün gözetilmesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.