YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4159
KARAR NO : 2012/4380
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulan önceki kararda, sanık lehine 647 sayılı yasanın 4. maddesi uygulanarak verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrildiği, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sonuç para cezası yerine hapis cezası üzerinden kazanılmış hakkın gözetilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulamasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki “647 SK’nın 5. maddesi gereğince ödenmeyen para cezasına 6183 SK’nın 51. maddesinde belirlenen gecikme zammının yarısı
oranında gecikme zammı uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması ve sanık … ile ilgili olarak “73,30 TL yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen alınmasına” cümlesi çıkartılarak, yerine ortak yapılan 73,30 TL yargılama giderinden, 36,65 TL’sı yargılama giderinin sanık … ‘dan alınmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın temyizi üzerine bozulan önceki kararda, sanık lehine 647 sayılı yasanın 4. maddesi uygulanarak verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrildiği, bu durumda 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık için cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sonuç para cezası yerine hapis cezası üzerinden kazanılmış hakkın gözetilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasa’nın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulamasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.