Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/4395 E. 2012/1614 K. 31.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4395
KARAR NO : 2012/1614
KARAR TARİHİ : 31.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …,…’in, müştekiye ait ikametin pencere camını kırarak içeriye girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; haklarında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın,diğer şahıslarla birlikte müştekinin ikametinin mutfak camını kırıp suça konu eşyalarla birlikte mutfak rafı üzerinde bulunan anahtarı ele geçirerek haksız şekilde ele geçirdikleri bu anahtarla kömürlüğün kapısını açıp içeriden jeneratörü çaldığının anlaşılması karşısında bu eylemin 5237 sayılı TCK.nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı kanunun 142/1-b maddesi uyarınca uygulama yapılması ,sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkartılarak yerine “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanık … savunmanının temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
3-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2 ve 232/6.maddeleri uygulanarak süre,yöntem ve merci gösterilmeyen … 17.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2006 tarih 2006/335 E ve 2006/329 K sayılı karara yönelik temyiz talebinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın,diğer şahıslarla birlikte müştekinin ikametinin mutfak camını kırıp suça konu eşyalarla birlikte mutfak rafı üzerinde bulunan anahtarı ele geçirerek haksız şekilde ele geçirdikleri bu anahtarla kömürlüğün kapısını açıp içeriden jeneratörü çaldığının anlaşılması karşısında,bu eylemin 5237 sayılı TCK.nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı kanunun 142/1-b maddesi uyarınca uygulama yapılması ,
2-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/4 maddesine aykırı olarak aynı yasanın 53.maddesinin uygulanması,
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.