YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4566
KARAR NO : 2012/5174
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Zincirleme suç hükümlerinin hırsızlık suçunda uygulandığı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden de uygulanması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında mahkemece ceza tayini sırasında konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde, hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki b ve c bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, 53/1-a, d ve e bentlerinde belirtilen haklardan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, iki suçtan ayrı ayrı kurulan hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin her iki suçtan kurulan hüküm fıkralarına eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.