YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4927
KARAR NO : 2012/3393
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’ın vekaletnameli müdafii olan Av. … 25/05/2006 gününde yapılan karar duruşmasına gelerek, sanığın müdafiliği görevinden çekildiğini beyan edip duruşma salonundan ayrılmış olması karşısında, hükmün sanık … yokluğunda verilmiş olması nedeni ile, hükmün sanığa tebliğ edildiği 21.08.2006 gününden sonra 22.08.2006 günü sanık tarafından temyiz dilekçesi verildiğinden, hükmün süresi içerisinde temyiz edildiği kabul edilerek yapılan incelemede ;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yerel mahkemece sanık …’ın müştekinin iş yerinin sağlam ve muhkem nitelikteki kepengi ile kepenkte bulunan asma kilitleri levye ile zorlayarak açıp içeri girerek, yazıhane içerisindeki çelik kasayı murç yardımı ile kırarak açıp kasa içerisindeki 42.782 Amerikan Doları, 3000 Alman Markı ile 622.000.000 Türk Lirasını hırsızlamasına ilişkin eylemine dair lehe yasanın belirlenmesi için 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun sanığın eylemine uyan maddeleri uygulanırken, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kasa kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kasanın kırılarak açılmasının sözkonusu olduğundan sanık …’ın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 142/1-b maddesine uyduğu ve 5252 sayılı yasanın 9/3.maddesine göre karşılaştırmanın buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden sanık …’ın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’n 142/2-d maddesine kapsamında olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de ;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.02.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.