YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4944
KARAR NO : 2012/5346
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Vermek, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mağdura karşı mala zarar verme ve geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. Maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, şayet hükümde kanuna açıkça aykırılık varsa bunun ancak kanun yararına bozma istenmesi halinde Yargıtay ilgili dairesince incelenmesinin mümkün olacağının gözetilmesi,
II- Sanık hakkında mağdura karşı hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın çaldığı şikayetçiye ait suça konu 4000-5000TL değerinde olan kamera, laptop bilgisayar, klavye, monitör, fotoğraf makinesi, hard disk, cep telefonunun değerinin az olmadığı gözetilmeden, hırsızlık suçundan mahkumiyet yerine 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesine yanlış anlam verilerek ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmesi,
2- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231, 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’unun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 24. maddesine göre de 5560 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile
değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.