Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5529 E. 2012/6352 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5529
KARAR NO : 2012/6352
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza edilen eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların, mağdura ait işyerinin kapısını kırarak içeri girip hırsızlık suçuna teşebbüs ettiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 151/1. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş, 01.06.1987 doğumlu olan sanığın eylemi gerçekleştirdiği 06.09.2005 tarihinde 18 yaşını bitirdiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama yapılarak cezasından indirim yapılması ve yine kalkışma aşamasındaki suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından; 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş, kalkışma aşamasındaki suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uygulanarak sanıkların cezasından indirim yapılması karşı temyiz
bulunmadığından; 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.